Bu blogdaki popüler yayınlar
Bakış Açısı - 2.Bölüm
2. Bölüm - O. Evden kopuk bir hayatı vardı. Kaç tane okul değiştirdiğini, kaç yurtta kaldığını, kaç il değiştirdiğini bilmiyordu. Dışarıdan görenler onu serseri olarak tanırdı. Şimdiye kadar yaşamış olduğu hayatında hep ailesi için çabalamıştı. Babasından uzaktı belki ama annesine çok saygı duyardı. Kadınların bir ailede sadece çalışan olarak değil bir neşe kaynağı olduğu düşüncesine kapılırdı annesini görünce. Ablasına ise her şeyi anlatırdı. Çoğu kez içine attıklarını kendi havuzunda öylece bekletirdi. Hiç ortaya çıkmayacak şekilde hep turşusunu kurardı. Kısa saçları, hayatı uzun değil de kısa yaşamayı sevdiğini anlatırdı. Küpe takmaz, bilekleri bileklik dolu olurdu. Okulunu çok severdi. Bir türlü bitmek bilmeyen okulda tatilin ipini çekerdi. Yaz tatilinin ilk ayında eve dönen Şeyma, annesinin hastalığını öğrendi. Hüznünü her zamanki gibi içine attı. Ama bu kalbine kolay sığacak bir acı değildi. Hep annesinin yanında oldu. Desteğini, annesinin has...
Esir
ESİR Ertesinin zamanı geldi, imkansız. Günler adeta yaz esintisi. Esir zaten güllerim, incelerde Gazeteler asi, yardakçıları eşkıya. Eğer zordaysa garip insanlar. Gelsinler, açık yaldızlarım ebedi. Efkarlı zahir, gelmedi isyankar. Gecenin alnında yıldızlara esnaf. Ekiyordur zaaflarını gönlüne içtenlikle. Galiba amaçsız yürüyordu, eğinik. Ensemde zarlar geziniyor, inatla. Gelen ani yazgı, ezbere. “Ey zat“. Gürlesem, insafsız. Gammazlar anında yakın Eşref’e. Eskiden zaten, gürz isteyen. Gayrı aksırır, yürüyemez, esner. Evvela zürriyeti galip ilelebet. Gitsin anlatır yüreğindekileri, etek. Ekşi, zokaya geldi inanmaz. Gecekondusu alevlerle yanar, ezilmez. Elekten zıplasa, geçemez iğneden. Gıcırdar askısı yapamaz eğitilmeden.